• slideshow1
  • slideshow2
  • slideshow3
  • slideshow4

beyin

Renklerin Anlamları Kısaca

Yorum :0
Kategori : Psikoloji

İnsanda meydana getirdikleri hislerle ilgilidir. Her renk insanda farklı duygular uyandırır.Kimi renkler insanı sakinleştirirken kimileriheyecanlandırır, bazı renkler kendine itimatı arttırırken birtakımları da içe kapanıklığı arttırabilmektedir. Birbirine yakın renklerin etkileri de birbirine benzemektedir. Örneğin, sıcak renkler insanda daha ısı hissi uyandırırken, soğuk renkler de bir serinlik ve soğukluk hissi uyandırır. Renklerin insan üzerindeki etkileri,  ruh ve sinir hastalıkları başta olmak üzere, çeşitli hastalıkların tedavisinde destekleyici olarak kullanılmaktadır. Ayrıca, pazarlama, iktisat ve siyaset gibi mevzularda da renklerin insan üzerindeki etkilerinden yararlanılmaktadır. Renklerin Anlamları Kısaca; Siyah Siyah (yahut kara), bir renk değil renksizliktir. çünkü, aslına bakarsak siyah renk yoktur. Bundan dolayı doğada siyah renk bulunmaz, ama ışığı emen ve yok eden bölgeler siyah olarak idraklanır. Işığı emen ve yok eden siyah, hüznü, yalnızlığı, sıkıntıları ve endişeleri hatırlatarak karamsarlığı artıcı etkiler gösterebilir. ölümü çağrıştıran siyah, genellikle matemin rengi olarak bilinir. Gücü ve soyluluğu çağrıştırdığı için makam vasıtalarında en fazlaca kullanılan renktir. Siyah renk, hakim olduğu

Kişisel Motivasyon Yönetimi Teknikleri

Yorum :0
Kategori : Kişisel Gelişim

Gençlerimizin sorun diye gördüğü motivasyon problemi var ki; ne zaman ders çalış desek konsantre olamıyorum diyorlar. Bir defa konsantre olmayı beklemek hata. Bazı arkadaşlar diyorlar; “Hocam ders çalışacağım havamda değilim.” Havan batsın senin. Ders çalışmak için hava beklenmez ki, ne havası gelecek? Ders çalışmak için konsantre olmak beklenmez. Oturacaksın dört saat mi çalışman gerekiyor. Dört saat çalışacaksın. İki yüz soru mu çözmen gerekiyor, oturup çözeceksin. Bir de özgüvenini yitirenler var ki; her şey yolunda, açık öğretimden lise okuyor, derslerinde başarılı, dört yıllık üniversite düşünüyor, ama kendisine özgüveni yok. Açık lise okuyup derslerinde başarılı olmak demek bu çok güzel bir şey. Üniversiteyi düşünmek güzel ama sadece düşünmek yetmiyor. Her şeyinizle, on beş milyar beyin hücrenizle inanmanız gerekiyor. Birileri yapıyor mu? Birileri kazanıyor mu? Birileri üstesinden geliyor mu? Yapmanız gereken kazanmış olduğunuz başarıları aynı şekilde sürdürmek. O zaman düşündüğünüz her şey gerçek olur. Eğer kazanamayacağınızı, başaramayacağınızı düşünüyorsanız bilin ki başaramayacaksınız. Neden başarısızlık için bu kadar zaman harcarken, bu kadar kafa yorarken, tam tersin

Erişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Yorum :0
Kategori : Eğitim ve Öğrenim

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) çocukluk çağında başlayan, etkisi tüm bir yaşama yayılabilen, süreğen bir nöropsikiyatrik bozukluktur. Biyolojik kökenleri üzerine yapılan kalıtım, genetik ve beyin görüntüleme araştırmaları bu bozukluğu anlayabilmemiz yönünde önemli katkılar sağlamıştır. İyi tanımlanmış bir psikiyatrik bozukluk olmasına karşın, DEHB tanısıyla ilgili gerek sosyal-kültürel itirazlar ve gerekse eklenen psikiyatrik eş tanılar onun iyi anlaşılamayan bir bozukluk olarak kalmasına yol açmaktadır. Ayrıca rahatsızlığın belirli dönemlerde farklı belirtilerinin ön plana geçişi anne-babaların, eğitmenlerin ve hatta hekimlerin kafasını karıştırabilmektedir. Erişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu - Yaygınlık Toplumdaki DEHB yaygınlığı yaklaşık olarak çocuklukta % 8, ergenlikte % 6 ve erişkinlikte % 4 olarak bildirilmektedir. Çocukluk çağında zaten var olan dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsel davranışlar ilk olarak okula başlamayla fark edilir bir hale gelmektedir. Sınıfta oturamayan, oyunlarda arkadaşları ile yoğun sorunlar yaşayan ve okuma faaliyetlerinde gecikebilen çocuklar görece hızlı fark edilip tıbbi yardım almaları için yönlendirilebilmektedir. Yani önde gelen belirtiler hiperaktivite olduğunda, dikkatsizlikle ilgili belirtilerin önde olduğu durumlara göre daha er

Sessizliğe Gömülmek

Yorum :0
Kategori : Kişisel Gelişim

style="text-align: justify;">Her fırsat bulduğunda sessizliğe gömül. Aynen bunu kastediyorum, gömül. Annenin karnında bir bebek olduğun zamanlardaki gibi. Yerde dizlerinin üstüne otur. Sonra yavaş yavaş başını yere koymak istediğini hissetmeye başlayacaksın, o zaman başını yere koy. Anne karnında kıvrılıp yatan bebek gibi rahim duruşunu kullan. Sessizliğin, anne karnındaki sessizliğin aynısının anında geldiğini hissedeceksin.   style="text-align: justify;">Yatağında otururken bir battaniyenin altına gir ve kıvrıl. Orda kal...hiçbir şey yapmadan, tümüyle hareketsiz. Zaman zaman bazı düşünceler gelecek, bu düşüncelerin geçip gitmesine izin ver, kayıtsız kal, hiç ilgilenme. Düşünceler geliyorsa, iyi, gelmiyorsa, yine iyi. Savaşma, düşünceleri itme.   style="text-align: justify;">Savaşırsan, huzursuz olursun. Düşünceleri itersen, ısrarcı olurlar, onları istemiyorsan, gitmek onusunda çok inatçı olacaklar. Sadece kayıtsız kal; bırak düşünceler de trafik gürültüsü gibi dışarda kalsın.   style="text-align: justify;">Bu gerçekten bir trafik gürültüsüdür; birbiriyle iletişim kuran milyonlarca hücrenin, hareket eden enerjinin ve bir hücreden diğerine atlayan elektriğin beyin trafiğidir. Aynı büyük bir makinenin vızıltısı gibidir, bu yüzden bırak orda kalsın. Buna tamamen kayıtsız ol; seni meş

NLP Teknikleri

Yorum :3
Kategori : NLP

NLP dünyasında gelişen düşünce ve yöntemlerle ilk tanışmamın üzerinden yirmi yıl geçti. O ilk günlerde, günümüzde NLP ile bağdaştırılan hızlı, "parlak" tekniklerin hiçbiri yoktu. Bunun yerine öğrenme, seçme ve değişmeye ilişkin yeni bir yaklaşımın heyecanı vardı. Bu heyecan, NLP'de daha sonra ortaya çıkacak tüm gelişmelerin ilkelerini oluşturan insan düşünce ve davranışlarına ilişkin özgün ve güçlü ön varsayımlarla ateşlenmekteydi. NLP'nin temel misyonu, her zaman bir insan olmanın "derin yapısı" üzerindeki gizem perdesini aralamak ve bu görünmez yapıların dünyayla ilişkimizi belirleyen yüzeydeki algılanabilir yapıya dönüşüm sürecini gözler önüne sermek olmuştur. NLP'nin "derin yapısı", onun ön varsayımlarıdır. Joseph ve lan, NLP'nin ön varsayımlarını başlangıç noktası olarak almakla, NLP'nin en üretken yönünü vurgulamış oluyorlar. Umulur ki, bu yaklaşım dikkatimizi, NLP' nin sadece davranış ve yetenekler düzeylerindeki müdahalelerine yoğunlaşmaktan çıkarıp, inanç, kimlik ve maneviyat gibi daha yüksek düzeylerdeki konularla bağlantısına yönlendirebilir.  Yıllarca yüzeysel s

Kuantum ile Mutluluğa

Yorum :4
Kategori : Kuantum

 İnsanlar kendilerini kafalarında belli şeylerle koşullandırmışlardır. Fakirliğin kaçınılmaz kaderleri olduğuna, zenginliğin ahlaksızlık olduğuna ya da paranın çok büyük zahmetlerle elde edildiğine, çok çaba sarf etseler de çok az para elde edebileceklerine koşullandıkları için zenginliği elde edemezler. Önce zenginliği ve paranın iyi bir şey olduğunu kabul etmeliyiz. Kuantum düşünce uygulamaları bu tanışmadan sonra artık yeni yaşamı kurabilmemiz, yeni düşünce tohumlarını ekerek yeni gerçekliğimizi yaratma fırsatları sunmaktadır. Doğal yasalarla uyumu sağladığımız ölçüde yaşantımıza sağlık, bolluk, bereket, bizi geliştirecek insanlar ve olanaklar akmaya başlar. Bütün bu oluşumlar tam ihtiyaç duyduğumuz anda, ihtiyacımız kadar ve kullanabileceğimiz ölçüde gelmeye başlar. Öz benliğimiz ile iletişim kurabildiğimiz ölçüde evrensel bilgelik merkezimizden bize rehberlik edecek mesajları her zaman rahatça alacağımız için başka bir kişiye, rehbere, guru ya veya öğretiye muhtaç olmadan kendi yaşamımızın efendisi olmayı başarabiliriz. Kuantum Düşünce Tekniği uygulama seansları alan kişi; yaşadığı olaylar ile kendi düşünce kalıpları arasında

İnsan Psikolojisi Nedir?

Yorum :4
Kategori : Psikoloji

 Bir insanın psikolojisi mutlaka çok iyi olmalıdır. Eşinizden boşanmış olabilirsiniz, işiniz kötüye gidiyor olabilir, çevrenizde sizi rahatsız eden insanlar bulunabilir hatta ve hatta bilgisayar bile psikolojinizi bozmayı başarabilir. Psikolojinizle savaşmanın en kolay yolu sevdiğiniz işi yapmak ve sizi rahatsız eden şeylerden uzaklaşmaktır. Psikoloji oldukça geniş bir alandır. Psikologlar temel ve uygulamalı alanlarda araştırma yaparlar, toplumdaki örgütlere ve diğer kurumlara danışmanlık hizmeti verirler, bireylere tanı koyar ve tedavi ederler, lise ve üniversitelerde psikoloji öğretirler, çeşitli testler kullanarak zekayı ve kişiliği ölçerler, davranışları ve bilişsel işlevleri değerlendirip gerekli durumlarda yardımcı olurlar. Bireylerin hem birbirleri ile hem de makineler ile nasıl ilişki içine girdiklerini araştırıp, bu ilişkileri iyileştirmeye çalışırlar. Psikolojinizi düzeltmenizin en önemli yolu da sakin bir çevrede yaşamak ve sizi üzen hiçbir şeyi takmamak veya o şeylerden uzak durmaktır. Yaşanan travmaları beyin unutsa da beden unutmaz. Bedene unutturmanın en kolay yoluda beden eğitimden geçmektedir.

Gösterilen Yazı 1-7 (Toplam Yazı 11)
Sayfa:1 - 2« · »