• slideshow1
  • slideshow2
  • slideshow3
  • slideshow4

Zihninizi Yeniden Programlayın

Yorum :1
Kategori : Zihin
Zihninizi Yeniden Programlayın

Bu yazımızda sizinle, zihninizi programlayabilme becerinizi geliştirebilmenizi sağlayacak bir teknik paylaşacağım.

Ama tekniğe geçmeden önce özellikle değinmek istediğim bir konu var. Çünkü bugüne kadar zihninizin nasıl programlandığını bilmenin, hem kendinize yönelik düşüncelerinize, hem de çevrenizdeki insanlara yönelik söylem ve davranışınıza çok değerli katkıları vardır.

İnsan daha doğmadan, anne karnında 4,5 aylıktan itibaren programlanmaya başlar. Dünyaya geldikten sonra, beden dilinden okuduğu anlamlarla bu programlanma süreci devam eder. Hayatı devam ettikçe de her şey bir tohum gibi zihnine ekilir.

Bu tohumlanma sürecinde olumlular kadar, olumsuz tohumlar da vardır. Öğretmenimizden işittiğimiz bir azar, en yakın arkadaşımızın bizi sırtımızdan bıçaklaması, ailemizden duyduğumuz acı sözler, kaybettiğimiz sevgiler, ulaşamadığımız hedefler....Asla kaybolmaz, silinmez ve bizim kimliğimizin bir parçasına dönüşmek üzere filizlenirler.

Bu dünyaya sahip olduğunuz kimlikle gelmediniz. Hayatınız boyunca yaşadığınız olaylar ve çevrenizdeki insanlar sizi bir bilgisayar gibi programladı. Siz de bu programları kendi düşüncelerinizde geliştirdiniz, çoğaltınız. 

Zihninizde bir programın oluşması için aynı olayı defalarca yaşamanıza, ya da aynı sözlerin defalarca söylenmesine de gerek yoktur, çoğu zaman.

Çok değer verdiğiniz bir insandan duyduğunuz bir söz bile, yaşamınıza farklı yönlere sokacak bir inanca dönüşebilir. Ve yazık ki, sevdiklerimizden her zaman olumlu sözler duymadığımız düşünülürse, bol miktarda olumsuz kalıplarımızın olduğu gerçeği de yaşamımızın bir parçasıdır.

İşte böyle hayat boyu hepimiz birbirimizi bir şekilde programladık. 

Yaşadığınız hastalık sürecinde, bilin ki düşüncelerinizle ve sözlerinizle, sürekli kendinizdeki ve çevrenizdeki insanları programlamaya devam ediyorsunuz. Gelin, bunu bir örnekle değerlendirelim:

- Bazen dayanamayacağımı hissediyorum. Bu hastalık beni çok yordu

Gibi ya da buna benzer bir cümle sarf ettiğinizde, bu söz beden diliniz ve ses tonunuzdaki hüzünlü tonla birleşerek, sizin ve çevrenizdeki insanların zihinlerine bir meteor gibi düşer.

Burada özellikle fark etmeniz gereken şey şu ki; bu söylem sadece sizin ve çevrenizdeki insanların o anlık moralini bozmakla yetinmez. Bundan çok daha güçlü ve etkilidir. Hem sizin zihninizde, hem de karşınızdakilerin zihninde hızla kendine yer edinir ve programlar. İlerleyen dönemlerde de daha kolay pes etmeniz ve karamsarlığa kapılmanız için çalışmaya başlayan bir programdır artık o.

Bir de bu sözleri sizinle benzer sıkıntıları yaşayan insanlara sarf ettiğinizi düşünün. Onların zihninde de benzer bir program oluşturması kaçınılmazdır.

Elbette ki, bu sıkıntılarınızı kimseyle paylaşmayın, dertleşmeyin demek değildir. Önemli olan dertleşeceğiniz insanları ve ortamları doğru seçmenizdir. Bu insanların mümkün olduğunca sizinle benzer problemlere sahip olmamasına özen gösterin. Eminim ki, ne onları, ne de kendinizi olumsuz doğrultuda programlamak istemezsiniz. Ne de olsa onların çektiği sıkıntıları sizden daha iyi kim bilebilir ki...

Eğer aynı problemlere sahip insanlarla dertleşiyorsanız bile, sözcüklerinizin ve davranışlarınızın ne onu, ne de sizi karamsarlığa sürükleyecek kadar ağır olmamasına dikkat edin.

Ayrıca dertleşeceğiniz insanların pozitif, sizi olumlu düşüncelere yönlendirecek kişiler olması size terapi gibi gelecektir. Eğer biri size;

- Haklısın çok zor. Ben olsam senin kadar güçlü olamazdım. Böyle yaşamak hiç kolay değil. Allah yardımcın olsun.

Diyorsa, sakın onunla bir daha sıkıntılarınızı paylaşmayın! Ama size;

- Haklısın kolay değil, ama her insanın hayatında zorluklar var. Sen güçlü olmaya devam edeceksin ve bugünleri de atlatacaksın. Hayatında seni mutlu eden insanlar var. Onlara sahip olduğun için çok şanslısın.

Gibi motive edici, sizin olumsuz düşüncelerinizi olumluya çevirme etkisine sahip söylemler gerçekleştiren insanların ise, değerini bilin. Onlar sizin güç kaynaklarınızı besleyen, sıcak, güler yüzlü ve hep birlikte olmak isteyeceğiniz türde insanlardır.

Aynı şekilde sürekli her şeyden şikayet eden, onu dinlediğinizde içinizin karardığını hissettiğiniz insanlarla da olabildiğince az görüşün. “Hayır” demesini bilin. Çünkü karşıdakini kırmamak, hiçbir zaman kendi yaşam enerjinizi harcamaktan daha değerli değildir.

Gördüğünüz gibi; yaptıklarınız ve söyledikleriniz sandığınızdan çok daha güçlü ve etkili. 

Bir gün birine gülümsediğinizde, o gülümseyişin kimlerin hayatını değiştirdiğini bilemezsiniz. Söylediğiniz bir sözün ya da küçük bir davranışın, hangi hayatlara dokunup, yeniden yön verdiğini de bilemezsiniz. Ama farkında olarak ya da olmadan yaptığınız küçük şeyler, siz de dahil olmak üzere birçok insanın hayatını etkilemekte ve değiştirmektedir. 

İster tanıyalım, ister tanımayalım, hepimiz bir şekilde birbirimize bağlıyız. Bir zincirin halkaları gibi iç içeyiz.

İşte bu sebeple zihnimizin programlanma sürecine daha çok hakim olmalıyız. Böylece hem kendi hayatımıza, hem de başka insanların hayatına ektiğimiz tohumların; hep lezzetli meyveler veren, yemyeşil yaprakları olan, dallarında kuşların cıvıldadığı ağaçlara dönüşme şansını arttırmış oluruz.

Şimdi sizlere bir teknik vereceğim. Bu teknik, hem zihninizi ileride paylaşacağım tekniklerle yönlendirme becerinizi geliştirecek, hem de sizi olumlu düşünüp, davranmaya yönlendirecek.

Bu tekniği uyguladığınızda, her gün yeni bir güne uyandığınızda içinizde bir şeylerin kıpırdandığını hissedecek ve hayata, durumuza daha aydınlık bir pencereden baktığınızı göreceksiniz.

1) Akşam uyumak için yatağınıza uzandığınızda, uyumadan önce kendinize 5 dakika ayırın.

2) Gözlerinizi kapatın ve 3 derin nefes alın.

3) Kendinizi bir televizyon ekranında seyrettiğinizi hayal edin ya da hissedin.

4) O ekranda bir film oynuyor, başrol oyuncusu da sizsiniz. Bu film size neşe katan, umutlarınızı uyandıran ve mutluluk veren bir film.

5) Filmdeki siz, aynı sizin gibi bir hastalığa sahip. Ama onun verdiği tepkiler, sizin hep vermek istediğiniz tepkiler. Sıkıntılarına rağmen, onlarla içindeki yaşam enerjisinin gücüyle mücadele ediyor. Yaşadıklarının, mutluluklarını, hayallerini çalmasına izin vermiyor. Zihnini hep olumlu yönde programlıyor ve bu yönüyle insanları kendine hayran bırakıyor. Hayatındaki güzelliklerin hep farkında ve içten içe onlara sahip çıktığı sürece, hiçbir şeyin onu yıldıramayacağını biliyor. En zor anlarında bile gülücükler yüzünden hiç eksik olmuyor. Acıları ile dalga geçebiliyor ve sahip olduklarının değerini hep yüreğinde hissediyor.

6) Bu filmi seyredin. Filmin size kendinizi en çok mutlu ettiren sahnelerinde, birkaç saniyeliğine sağ ya da sol yumruğunuzu sıkın ve bırakın.

7) Film sonlandığında o ekrandaki sizin, ekrandan çıkıp sizinle bütünleştiğini hayal edin ya da hissedin. Parlak arındırıcı bir ışıkla çıkıyor ve sizin bedeninize, ruhunuza, zihninize ve yüreğinize işliyor. Bu bütünleşme anında yumruğunuzu sıkın.

8) Onunla tamamen bütünleştikten sonra, içinizden; “bilinçaltım sana eşsiz gücün ile bana destek olduğun ve içimdeki bana fayda sağlayarak yepyeni kaynaklarımı harekete geçirdiğin için teşekkür ediyorum” deyin.

9) Bugünden sonra bilinçaltınızın size daha derinden destek olacağının farkında olarak, rahatlayarak gözlerinizi açın.

10) Günlük hayatınızda ne zaman olumsuz düşünceler, karamsar hisler bedeninizi sarar, zihninizi meşgul etmeye başlarsa hemen yumruğunuzu sıkın. Bu olumsuz ruh halinden daha kısa sürede ve daha kolay sıyrılacağınızı göreceksiniz.

11) Bu çalışmayı her akşam uyumadan önce 5 dakika mutlaka uygulayın. Bu sayede hem zihninizi istediğiniz doğrultuda yönlendirmeye başlayacak, hem de daha sonraki tekniklere rahat adapte olarak, daha hızlı sonuç alacaksınız.

Her zaman hatırlayın ki; başarılı olabilmek için her şeyden önce kendinizi değiştirebileceğinize ve geliştirebileceğinize inanmanız gerekiyor. Atalarımızın dediği gibi; “Zorla güzellik olmaz”

Bir sonraki paylaşımlarımızda görüşmek dileğiyle, güneşin aydınlığı yaşamınızdan hiç eksik olmasın.

Zeynep Müge KASAROĞLU

(NLP-EFT Uzm.-Hypnosist-Time-Line Uyg.)

“YA SEN BEYNİNİ YÖNETİRSİN, YA DA BEYNİN SENİ!”


Bu makale şu konularla ilgili olabilir : - - - -
Zihninizi Yeniden Programlayın başlıklı 3114 kişi tarafından okundu ve 1 kişi tarafından yorumlandı

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bir Yorum Yazın

  • ceyda
    2013-05-14

    çok güzel yazılarınız var. hoş bir site

  
 
3+2 İşleminin Sonucu