• slideshow1
  • slideshow2
  • slideshow3
  • slideshow4

Psikoloji

Erich Fromm Yazıları, İnsan

Yorum :0
Kategori : Psikoloji

Ortaçağ bittikten ve zihinlerde yeni bir pencere açıldıktan sonra, Batı insanı, en güzel rüyalannın ve hayallerinin kısa bir süre içinde gerçek olacağını sanmış, rakip kabul etmeyen kilisenin otoritesinden, geleneksel düşünüşün ağırlığından ve henüz küçük bir bölümü keşfedilmiş bir dünyanın coğrafi sınırlanndan kurtulmuştu. Tabiatı ve bireyi keşfetmiş, bireyin varlığı tespit edilmişti. Batılı insan, kendi gücünün ve kapasitesinin farkına varmıştı. Artık tabiatın ve eskiden beri süregelen geleneklerin hâkimi olabilirdi.   Yeni keşfettiği bu gücü, akılcılık ve hümanistik manevî geleneklerin eski değerleriyle birleştirebileceğini düşündü. Böylece, tarih içinde, insanlığın barış ve adalete erişeceğine inandı. Rönesans ve reform hareketlerinden sonraki yüzyılda, yepyeni bir bilimsel anlayış geliştirdi ve o zamana kadar hiç görülmemiş bir üretkenliğe ve güce sahip oldu. Böylece, maddi dünyayı tümüyle değiştirebileceğine inandı. Bireylerin serbestçe ve verimli bir biçimde kendilerini geliştirebilecekleri siyasî sistemler ortaya koydu. Çalışma saatlerini inanılmazın da ötesinde düşürerek, kendisine bir nesil öncesinde hayal bile edilemeyecek kadar uzun boş zamanlar yarattı. Peki, günümüzde bu gelişmenin neresindeyiz?   Dünyam

Sigmund Freud Yazıları

Yorum :0
Kategori : Psikoloji

Soruşturmamıza bıraktığımız yerden devam edelim. Bu durumda dinsel düşüncelerin psikolojik önemi nedir ve bunları hangi başlıklar altında sınıflandırmalıyız? Soru, hiç de hemen yanıtlanacak kadar kolay değil. Birkaçını reddettikten sonra şu formülasyonun yanında yerimizi alacağız: Dinsel düşünceler, dış veya iç gerçekliğin, kişinin henüz kendisi tarafından keşfedilmemiş yönleri hakkında bir şeyler söyleyen ve kişinin inancını gerektiren olguları ve koşulları hakkındaki öğreti ve iddialardır. Bize, yaşamda bizim için en önemli ve ilginç olan şeyler hakkında bilgi verdiklerinden özellikle üstün tutulurlar. Bunlar hakkında hiç bilgisi olmayan bir kişi pek cahildir; ama bilgi dağarcığına bu düşünceleri katmış olan kişi kendisini çok daha varlıklı sayabilir.   Elbette dünyadaki çeşitli şeyler hakkında bu türden birçok öğreti mevcuttur. Her okul dersi bu öğretilerle doludur. Örneğin coğrafyayı ele alalım. Bize, Konstans kasabasının Bodensee gölü kıyısında olduğu öğretilir. Bir okul şarkısı da şöyle der:  "İnanmazsan git de bak" Ben, orada bulunma şansını elde ettim ve bu şiirin kasabanın, çevresinde yaşayan herkesin Bodensee adını verdiği geniş bir su birikintisinin kıyısında yer aldığı gerçeğine tanıklık edebilirim. Artık bu coğrafi iddianın doğruluğu konusunda hiçbir kuş

İnsan Psikolojisi Nedir?

Yorum :4
Kategori : Psikoloji

 Bir insanın psikolojisi mutlaka çok iyi olmalıdır. Eşinizden boşanmış olabilirsiniz, işiniz kötüye gidiyor olabilir, çevrenizde sizi rahatsız eden insanlar bulunabilir hatta ve hatta bilgisayar bile psikolojinizi bozmayı başarabilir. Psikolojinizle savaşmanın en kolay yolu sevdiğiniz işi yapmak ve sizi rahatsız eden şeylerden uzaklaşmaktır. Psikoloji oldukça geniş bir alandır. Psikologlar temel ve uygulamalı alanlarda araştırma yaparlar, toplumdaki örgütlere ve diğer kurumlara danışmanlık hizmeti verirler, bireylere tanı koyar ve tedavi ederler, lise ve üniversitelerde psikoloji öğretirler, çeşitli testler kullanarak zekayı ve kişiliği ölçerler, davranışları ve bilişsel işlevleri değerlendirip gerekli durumlarda yardımcı olurlar. Bireylerin hem birbirleri ile hem de makineler ile nasıl ilişki içine girdiklerini araştırıp, bu ilişkileri iyileştirmeye çalışırlar. Psikolojinizi düzeltmenizin en önemli yolu da sakin bir çevrede yaşamak ve sizi üzen hiçbir şeyi takmamak veya o şeylerden uzak durmaktır. Yaşanan travmaları beyin unutsa da beden unutmaz. Bedene unutturmanın en kolay yoluda beden eğitimden geçmektedir.

Aile Terapisi

Yorum :0
Kategori : Psikoloji

 Aile Terapisi ülkemizde çok sık kullanılmayan bir kavram. Daha doğrusu terapi kavramı bile aslında tereddütle bakılan bir olayken, bu kavramı bireyler kendi üstlerine bile almazken, bunu bir aileye atfetmek korkunç bir durum olarak karşılanıyordu. Ancak bu korkunç tablo büyük bir hızla değişmekte; artık psikologa gitmek, psikiyatriste gitmek  eskisi kadar yadırganmamakta. Gençler arasında ise bir modaya dönüşmekte her geçen gün.. Dizi filmlerle de bu doğal süreç zaman zaman desteklenmekte.  Bu doğru sürecin gelişiminin en büyük etkeni ekonomik ve sosyal değişimlerdir.Şehir hayatı insanların ihtiyaçlarını değiştirmekte, ihtiyaçlar değişince eylemelerde değişmekte, eskiden kendi kendinize yaptığınız işleri iş bölümleriyle başkasına yaptırmaktayız ve yeni davranış şekilleri benimsemekteyiz.Kısaca bireyin, ailenin, toplumun  yapısı büyük bir hızla değişmekte ve karmaşıklaşmakta.  Örneğin eskiden çocuğun ailedeki rolü temelde ekonomik bir getiriye sahip olma, soyun devamı ve benzeri işlevlere sahipken, şimdi psikolojik etken olma özelliği ağır basmaktadır. Yani çocuk tarlada çalışmak için dünyaya getirilmiyor. Sevmek sevilmek için geliyor. Ömrümüzün son döneminde bize baksın diye değil, yanımızda bir nefes olsun diye yaşantımıza giriyor.  Bizim zihnimizin derinliklerinde  çocuktan b&o

Zihinde Canlandırma -Yaratıcı İmgeleme

Yorum :4
Kategori : Psikoloji

       Yaratıcı imgeleme; kişinin zihninde istenilen durum için kendisinin gördüğü, hissettiği, duyduğu bir canlandırma yapması, benzetme yaparsak bir video yaratmasıdır. Yaratıcı imgeleme; gerek “Tamamlayıcı Tıp” da iyileşmek için zihinsel tedavi olarak, gerek bizde oluşmasını istediğimiz davranış modelini yaşamımıza geçirmek için (NLP- Hipnoz), gerek de spor gibi fiziksel hareketleri daha kolay öğrenmek için zihnimizde önceden canlandırma yaparak gerekli sinir bağlantısını beynimizde oluşturmak amaçlı kullanılır.        Burada ilginç olan, beynin gerçek olanla gerçekmiş gibi olan şeye aynı ya da benzer ölçüde tepki vermesidir. Zihindeki gerçeği algılayış tarzımızın, sağlığımızı da etkilediği bilimsel bir gerçektir. Örneğin hastaya verilen plasebonun (hastanın ilaç sandığı gerçekte şekerden oluşan ve bedene hiçbir etki yapmayan hap) iyileşmeye etkisi gibi. Bu yaratıcı imgelemenin iyileşmeye etkisidir. Hipnoz gibi tedavi yöntemlerinde de bilinçaltındaki gerçekleri, değiştirmek için kullanılır. Kişisel gelişim bilgilerinde yaratıcı imgeleme

Bağlarınızı Kesin, Olumsuz Yönlerinizi Temizleyin

Yorum :0
Kategori : Psikoloji

Merhaba kisiselgelisim.web.tr okuyucuları Hatırlarsanız geçen yazımda değindiğimiz konu zihnimizin nasıl programlandığın idi. Bu yazımda da yine sizlere bilinçaltımızın bir özelliğinden ve bu özelliğini kullanarak kendi kendimize nasıl terapi yapabileceğimizden bahsedeceğim. Bilinçaltımızın başlıca görevinin bizi korumak ve mutlu etmek olduğundan bahsetmiştik. Bir diğer görevi de, bizim hayatımızı arşivlemektir. Tüm hayatımızın bilgi ve veri bankası olan bilinçaltımız, gerekli kayıtları işlerken çeşitli yöntemler uygular. En önemli ve bizim en çok kullanacağımız yöntemi ise, her şeyi somut bir şekilde kaydetmesidir. Yani bilinçaltımızda soyut kavramlara yer yoktur. Bunu şu şekilde test edebilirsiniz: Size üç tane kelime vereceğim ve siz bu kelimeleri gözlerinizi kapatıp, düşündüğünüzde ilk aklınıza gelen resmi, şekli ya da görüntüyü tespit edeceksiniz. Bu bir insana ait olabilir, herhangi bir nesne olabilir, ya da tablo tarzı bir resim olabilir. Tamamen kişiden kişiye değişen bir durumdur, ama her insanın zihninde soyut kavramlara ait görsel bir temsil bulunmaktadır.

Neden Olmasın?

Yorum :0
Kategori : Psikoloji

Biz yetişkinler umudun, sevginin ve yaşamın anlamını ne kadar biliyoruz acaba? Olgun olmak adına, mantıklı olmak adına, her zaman doru olanı yapmak adına, hırslarımız adına, eskiden sahip olduğumuz umudun, sevginin saflığının ne kadarını kaybettik? Elbette seviyoruz birilerini. Elbette umutlarımız var hala. Elbette güzel bir yaşam için çabalıyoruz. Ve bu çabalamanın içinde, arasına pembe renklerin karıştığı saflığımızı, el değmemişliğimizi nerelere harcadık? İtiraz etmeyin lütfen. Dürüst olalım biraz kendimize karşı.  En son ne zaman mutlu bir haber aldığınızda, sokak ortasın da kimin ne düşündüğüne aldırmadan, içinizden geldiği gibi çığlık attınız? Vitrinde sadece hoşunuza gittiği ve sizi heyecanlandırdığı için sonunu hiç düşünmeden, cebinizde kalan son parayla ihtiyacınız olmayan bir şeyi aldınız? Çevredekilerin ne diyeceğini aklınızın bile ucuna getirmeden, sevdiğinizin dudaklarına yapışıp, öptünüz? Otobüste yolcuların varlığından habersiz, “Toplum içinde yüksek sesle konuşulmaz” kuralını çiğnercesine arkadaşlarınızla kahkahalar attınız ve hiç huzursuzluk duymadınız? Birilerini değiştirmeye çalışmadan, olduğu gibi kabullendiniz? Mutluluğun herhangi bir şeye bağlı olmadan da yaşanabileceğini hissettiniz? Biri size bir şeker uzattığında, bu armağan sizin için o anda her şey oldu? Karşılığında hiçbir beklentiniz olmadan sadece sevmek için birini sevdiniz? Zorlukları ve gerçekleri umursamadan, bir şeylerin olmasını katıksız umut ettiniz? Bir bahçeden gizlice elma aşırıp, suları çenenize aka

Gösterilen Yazı 15-21 (Toplam Yazı 21)
Sayfa:1 - 2 - 3« · »