• slideshow1
  • slideshow2
  • slideshow3
  • slideshow4

Psikoloji

Psikolojik İkna Yöntemleri

Yorum :0
Kategori : Psikoloji

1. İyilik yaptırtın Birine kendinize iyilik yaptırtın. Buna Benjamin Franklin etkisi de denir. Efsaneye göre Benjamin Franklin’i sevmeyen bir adam varmış. Benjamin Franklin bu adamı kazanmak için ondan kendisine az bulunan bir kitabini ödünç vermesini istemiş. Adam kitabi verince de tüm kalbiyle teşekkür etmiş. Bunun sonucunda kendisinden hiç hazzetmeyen bu adamla arkadaş olabilmişler. Benjamin Franklin’in sözüne göre: Size bir iyilik yapan bir kimse, daha fazlasını yapmaya kendisini hazırlamış hissedecektir. Bilim adamları bu teoriyi test ettiklerinde, kendilerine iyilik yapılmasını isteyen bilim adamları her zaman daha iyi şekilde değerlendirilmiş. Mantıken insanlar birine bir iyilik yaptıklarında o kişinin iyilik yapılmaya değer biri olduğunu otomatik olarak düşünürler. 2. Yükseği hedef alin Bu teknik yüze duvar tekniği olarak da adlan dirilir. Basitçe birinin size büyük ihtimalle reddeceği anlamsız birse isteyip, bir süre sonra daha az anlamsız bir şeyi (gerçekte istediğiniz şeyi) istemek. Bu teknik biraz ters gibi gelebilir ancak sizi reddetmek zorunda kalan kimse kendini kötü hissedeceğinden, daha mantıklı bir şey istediklerinde kendilerini size yardım etm

Psikoloji İçerikli Sözler

Yorum :0
Kategori : Psikoloji

Zaman saatler içinden yürüdüğünde, Keşkeler bir ucundan tutar elini... Aşk diğer ucundan tutar, Ve yüreğin sökülür. Sen sökersin o karışır, O söker sen karışırsın. Giremezsin düğümlerden içeri Bir yorgunluk bırakır sende   İmkansıza ulaşmanın tek yolu, onun mümkün olduğuna inanmaktır. Alice in Wonderland (2010) Küçük hediyeler dostluk,büyük hediyeler sevgi meydana getirir. LICTERBERG   Küçüklerin büyüklük taslaması kadar tehlikeli bir şey yoktur. S.ZWEIG Bir kürenin üzerinde yapılan bütün yolculuklar, aslında yalnızca başlangıç noktasına yaklaşmaya yarar. Kaybedenler Kulübü (2011)   Durgunluğumda uzanmış, Suskunluğumda dinleniyorum. Gözlerimi kapatıp, dalıyorum senin düşlerine. Ne kadar dağınık kalmış hayallerim varsa, Topluyorum tek tek feda ediyorum gülüşlerine.   Kral da dilenci de aynı iştahla acıkırlar. MONTAIGNE   Kusurlarınızı hemen söyleyecek arkadaşlar bulun. BOILEAU   Hıçkırarak ağlayan bir kadının gözyaşları, ağlatan adamın başına geleceklerinin altına atılacak imzadır.  Charles Bukowski   G&oum

O'nun Hikayesi

Yorum :0
Kategori : Psikoloji

Erkekle kadının binlerce yıldan beri bir arada yaşayıp, yine de birbirine yabancı olması en garip olaylardan biridir. Çocukları olur ama onlar hâlâ yabancıdırlar. Kadının yaklaşımıyla erkeğin yaklaşımı birbirine o kadar terstir ki, bilinçli bir çaba olmadıkça, olay senin meditasyonun haline gelmedikçe, huzurlu bir yaşam sürdürme ümidi yoktur. Bu benim en çok ilgilendiğim konulardan biri: nasıl seviştiğin ve meditasyon birbiriyle o kadar iç içedir ki, her aşk macerası kendiliğinden bir meditasyon ortaklığına dönüşür ve her meditasyon seni o kadar bilinçlendirir ki âşık olmaya ihtiyacın kalmaz, aşk içinde yükselebilirsin. Bilinçli bir şekilde seçerek arkadaş bulabilirsin. Meditasyonun derinleştikçe, sevgin de derinleşecek ya da tersi de olabilir: meditasyonun gelişip güzelleştiğinde, sevgin de büyüyüp olgunlaşacak. Ancak bu tamamen farklı bir düzlemde olur. Kocana meditasyon kanalıyla bağlı değilsin. Sadece birbirinizin bilincini hissetmek için sessizlik içinde, bir saat olsun hiçbir zaman oturmuyorsunuz. Ya kavga ediyorsunuz ya da sevişiyorsunuz ama her iki durumda da bedenle, fiziksel bölümle, biyolojiyle, hormonlarla bağlantılısınız. Birbirinizin en içteki özüyle ilgili değilsiniz. Ruhlarınız ayrı kalıyor. Tapınaklarda, kiliselerde ve evlendirme memurluklarında yalnızca bedenleriniz evleniyor. Ruhlarınız kilometrelerce uzakta. Partne

Mutsuz Olmak

Yorum :0
Kategori : Psikoloji

Mutsuz olmak, mutlu olmaktan daha fazla enerji gerektirir. Mutluluk doğaya ait bir durumdur, aslında mutlu olmak için enerji harcamaya gerek yoktur, çünkü mutluluk doğaldır. Mutsuz olmak enerji gerektirir, çünkü mutsuzluk doğal değildir. Ne kadar doğal olursan, o kadar az enerjiye ihtiyacın olur; doğaya uzak olmak istedikçe, enerji gereksinimin aynı oranda artar.   Ayaklarının üstünde duruyorsan, daha az enerjiye ihtiyacın olur; başının üstünde durmaya çalış, enerji ihtiyacın artar. Ne zaman daha fazla enerjiye gereksinimin olduğunu görecek olsan, doğaya aykırı bir şey yapmaya çalıştığını bil. Meditasyon enerji gerektirmez, çünkü meditasyon edilgendir, hareketsizdir, sessizdir. Hiçbir şey yapmıyorsun, neden enerjiye ihtiyacın olsun ki?   Öfke enerji gerektirir, düşünmek enerji gerektirir, şiddet enerji gerektirir, çünkü doğaya aykırı bir şey yapıyorsun. Akıntıya karşı yüzmek gibi bir şey. Nehirle birlikte akıyorsan, enerjiye ihtiyaç duyulmaz. Nehir seni götürür. Akıntıya karşı yüzmeye çalışıyorsan, o zaman çok büyük enerjiye ihtiyacın olacak, çünkü akıntıya karşı savaş veriyorsun. İnsanlar neden bu kadar yorgun görünüyor? Hepsi savaşıyor. Dinin sana savaşmayı öğretiyor, yetiştiriliş biçimin tamamen çatışmaya dayalı, çünkü ego yalnızca çatışma yolu

Allah Korkusu

Yorum :0
Kategori : Psikoloji

Bizi kollayan şahsi bir Tanrı fikri, bir varsayım olarak bile, faydalı olmaz mı? Çünkü Tanrı fikrini bırakma düşüncesi beni çok korkutuyor. Neden Tanrı fikrini bırakmaktan korkuyorsun? Anlaşılan Tanrı fikri bir şekilde senin korkmanı önlüyor. O yüzden onu bıraktığın an içinde bir korku hissediyorsun. Bu bir çeşit psikolojik korunma, hepsi bu. Bir bebeğin korkması kaçınılmazdır. Annesinin rahminde korkmuyordu. Annesinin rahminde olan bir bebeğin bir sinagoga ya da kiliseye gitmeyi düşündüğünü veya İncil, Kuran ya da Gita okumayı düşündüğünü duymadım; hatta Tanrı var mı yok mu diye de düşünmez. Ana karnında olan bir bebeğin bir şekilde Tanrı'yla, şeytanla, cennetle ya da cehennemle ilgileneceğini sanmıyorum. Ne gerek var ki? O zaten cennette. Hiçbir şey daha iyi olamaz. Sıcak ve rahat bir yuvada tamamen korunuyor. Ken dini besleyen kimyasallar içinde yüzüyor. Buna çok şaşıracaksın; o dokuz ay boyunca bebek, oransal olarak doksan yılda büyüyeceğinden daha fazla büyür. Dokuz ay içinde o kadar uzun bir yol alır ki, neredeyse bir hiç olarak başlayıp, bir varlığa dönüşür. Dokuz ay içinde milyonlarca yıllık evrim sürecinden geçer, ilk varlıktan günümüze gelir. Bütün aşamaları geçer.   Ve hayatı tam güvence içindedir: Ne çalışma gereği vardır, ne a&ccedi

Alfred Adler Yazıları, Aşağılık Kompleksi

Yorum :0
Kategori : Psikoloji

İnsan olmanın aşağılık duygusuna kapılmak olduğunu uzun zamandan beri ısrarla belirtmekteyim. Belki de aşağılık duygusunu hissetmemiş insanlar vardır. Belki de bazıları bu ifade karşısında sarsıldılar ve başka bir ismi tercih ettiler. Ben bu ifadede hiçbir sakınca görmüyorum. Çünkü, bildiğime göre, birçok yazar bunu daha önce belirtti. Kendilerini fazla kurnaz sananlar aldandığını göstermek maksadıyla, çocuğun aşağılık duygusunu hissetmesi için daha önce tamlık duygusu hissetmiş olması gerektiğini ileri sürüyorlar.   Yetersizilik duygusu inatçı bir hastalıktır ve en azından bir iş yapıncaya, bir ihtiyaç karşılanmcaya veya bir tansiyon azalmcaya kadar devam eder. Bu, tabii olarak meydana gelen, gelişen ve bir rahatlama çözümünü isteyen ıstıraplı bir tansiyona benzeyen duygudur. Bu çözüm Freud'un iddia ettiği gibi, her zaman hoş olmaz.   Sadece memnuniyet duygusunu doğurabilir. Bu ise Nietzsche'nin görüşüne uymaktadır. Bazı hallerde bu tansiyonun azalması, sevilen bir dostun gidişinden veya ıstıraplı bir müdaheleden sonra olduğu gibi, sürekli veya geçici bir ıstıraba yol açabilir. Bundan başka, genel olarak, sonsuz acıya tercih edilen acı, bir son buluştur. Ancak bir şakacı tarafından hoşmuş gibi düşünülebilir.   Bebekler yetersizlik duygusunu, hayatî isteklerini aralıksız olarak gerçekleş

Sigmund Freud Sözleri

Yorum :0
Kategori : Psikoloji

Zamanın akışı içinde insanlık, bilimin ellerinden gelen darbelerle iki kez, naif özsevgisinin incinmesinin acısını yaşamak zorunda kalmıştır: Birincisi, dünyanın merkezi olmadığını, akıl almaz büyüklükte bir dünyalar sistemi içinde sadece bir nokta olduğunu anladığında… İkincisi, biyolojik araştırmalar özel yaratılmışlık ayrıcalığını elinden alıp soykütüğünü hayvanlar alemine düşürdüğünde. Kitleler asla gerçeğin peşinde koşmamıştır. Yanılsamalar isterler ve yanılsamasız yapamazlar. Gerçek olmayanları gerçeklerin üstünde tutarlar; gerçeklerden çok gerçek olmaynların etkisinde kalırlar. Bu ikisi arasında ayırım yapmama eğilimi oldukça yüksektir. Bir sanat eseri, insan kuşaklarına sunulmuş gerçek bir bildiri diyebileceğimiz şeyi içinde taşır. Nitekim, Faust, her Almanın gönlünde bulunan bir şeye dokunur. Dante’nin ünü de ölümsüzdür, oysa Hermas Çobanı, İncirin gerçek metni içine alınmamıştır. Her çağın özel eğilimleri, önyargıları, ve psişik aksaklıkları vardır. Bir çağ tıpkı bir bireye (ferde) benzer; bilinçli görüşünün özel sınırları Vardır ve bundan ötürü dengeli bir uyarlanmaya (intibaka) muhtaçtır. ... Bir kimsenin, içinde yaşadığı çağdan söz etmesi her zaman tehlikelidir. Ç&

Gösterilen Yazı 8-14 (Toplam Yazı 21)
Sayfa:1 - 2 - 3« · »