• slideshow1
  • slideshow2
  • slideshow3
  • slideshow4

Bilinmezliğin Gizemi

Yorum :0
Kategori : Kişisel Gelişim
Bilinmezliğin Gizemi

 

“Her fırsatın arkasında bir zorluk ve her zorluğun arkasında bir fırsat gizlidir” diyor Pat Mesiti kitabında. Benimse kafama takılan fırsatla zorluğu birbirinden nasıl ayıracağımız. Hayatta öyle anlar geliyor ki artık daha fazla yaşamak istemediğimizi haykırıyoruz sessizce. Tüm renkler siyah oluyor, beyazlar terk ediyor dünyamızı. Zaman durmuş gibi geliyor bize, ama o fark ettirmeden devam ediyor yoluna. Sonra öyle bir gün geliyor ki geriye dönüp baktığımızda; yaşadığımız tüm bu acıların, sıkıntıların bizi mutluluğa, hedeflerimize taşıyan fırsatlar zinciri olduğunu fark ediyoruz ve bu fark edişle birlikte tatlı bir gülümseme yayılıyor dudaklarımıza.

Kimi zaman da hayatın çarklarını hep bizim lehimize döndüğünü, dakikaların bizim için aktığını, hayat denen oyunda kazanan elin hep bizde olduğunu sandığımız anda yıkılıyor kağıttan yapılmışçasına dünyamızı. Anlıyoruz ki fırsat sandıklarımız, sinsice içimize sızan düşman gibi bizi uçurumun kenarına sürüklemiş.

Tüm bunlar tek bir şeyi anlatıyor aslında bize; büyük bir bilinmezliğin içinde yaşadığımızı.

Hayat işte bu yüzden sürprizlerle dolu. Bilinmezlik bize bu sürprizleri hazırlayan ve aslında yaşamı değerli kılan. Büyük bir gizemin içinde yaşıyoruz farkında olmadan.

İnsanın sahip olduklarını, onlara sahipken görememesi gibi ,bilinmezlik bizi öylesine sarmış, öylesine parçamız olmuş ki bazen onu göremiyoruz bile.  

Sınav sonuçlarının açıklandığı bu dönemde; kazanamamış öğrencilerin gözyaşlarında buldum ben, bilinmezliğin gizemini. Kaçırdıkları fırsatın arkasından akıttıkları gözyaşları, sızlattı kalbimi. Kazanamadıkları için değil, üniversiteye gidemedikleri içinde değil yüreğimdeki sızı. Kardeşim geldi aklıma. Kazandığı, istediği bölümü okuma fırsatın elde ettiği anda attığı sevinç kahkahaları çınladığı için kulaklarımda ve sonrasında hastalıkla geçen üniversite hayatı geldiği için gözlerimin önüne. 

Üniversiteyi kazandığı yıl saldırıya uğramış ve ertesi yılda hala teşhisi tam olarak konulamamış bir hastalık yapışmıştı kardeşimin yakasına. Attığı o sevinç kahkahaları acıya dönüşmüştü. Üniversitede yasayacağı hayatın hayalleri hastalıkla gölgelenmişti.

 Şimdilerde kazanamadıkları için çökük omuzlarıyla, kırmızı gözleriyle, “Ben Şimdi ne yapacağım” diyen bakışlarıyla dolaşan gençlerimizi gördükçe düşünmeden edemiyorum. Kaçırdıkları şey gerçekten bir fırsat mıydı onlar için? Arkasından ağladıkları, onların yaşamını anlamlı kılacak olan mıydı? Yoksa aslında kazanamamış olmalarımıydı onların şansı? Kim bilir? 

Bu sorular yine kardeşimi düşündürüyor bana. Hayatının fırsatını yakaladığı anda, bilinmezliğin ona hazırladığı acı bir sürprizle karşılaşmıştı. Ama belki de bu hastalıktı onun gerçek fırsatı. Uğradığı saldırı ve yakalandığı hastalık arasında buldu hayatının aşkını. Mutlu bir ömür geçirebileceği, yaşamı onun için anlamlı kılacak bir sevgiyi yakaladı bu dönemde. Hastalanmasaydı eğer, bu kadar genç yaşta bu kadar derinden yaşayabilir miydi aşkı? 

Öyleyse neydi benim kardeşimin başına gelen? Sınavı kazanması mıydı yaşamın ona sunduğu hediye yoksa hasta olması mıydı? Fırsat sandığı onun için zor bir yolun başlangıcı ve zor sandığı ise mutluluğun başlangıcı olmuştu. 

Yaramaz bir çocuk gibi şu hayat. Sürekli bize oyunlar oynuyor. Bilinmezlik ise onun en büyük silahı. Bu oyunların içinde gözyaşı döktüklerimize gün geliyor gülüyor, güldüklerimize de ağlıyoruz.

İşte bu yüzden sevgili öğrenciler, sımsıkı sarılın hayata ve onun size sunduklarının değerini bilerek yaşayın. Arzularınızı isteklerinizi elde edememişseniz eğer, vazgeçmeyin ve yolunuza devam edin. Kazanmış yada kazanmamış olmanız değil sizin kaderinizi belirleyecek olan. Yaşayacaklarınızı belirleyecek olan olaylar değil sizin olaylara karşı tutumlarınızdır. Gözyaşı dökmek, pes etmek yerine emek harcayın ve devam edin. Çünkü bu bilinmezliğin içinde sizin için neyin iyi neyin kötü olduğunu şimdiden bilemezsiniz.Bırakın hayat sürprizini yapsın ve siz ona, her şeye rağmen gülümseyin.

 

Z.Müge KASAROĞLU

 

 

Bu makale şu konularla ilgili olabilir : - -
Bilinmezliğin Gizemi başlıklı 2939 kişi tarafından okundu ve 0 kişi tarafından yorumlandı

Bir Yorum Yazın

  
 
3+2 İşleminin Sonucu