• slideshow1
  • slideshow2
  • slideshow3
  • slideshow4

Kişisel Gelişim

Ben Kimim?

Yorum :1
Kategori : Kişisel Gelişim

Hiç sordunuz mu kendinize ben kimim diye? Sakın sadece unvanlarınızı sıralamaya kalkmayın bu soruya cevap olarak. Doktor olabilirsiniz, avukat olabilirsiniz, öğretmen, iş adamı/kadını yada ev hanımı da olabilirsiniz, ama gerçekten siz kimsiniz? Yaşamın akışı içinde sürekli bir şeylerin peşinden koşuşturur dururuz, neden koştuğumuzu, değerimizin ne olduğunu bilmeden. Yaptığımız şeyler mi bizi var eden, bize bir kimlik kazandıran, yoksa içimizde yatan yeteneklerimiz, düşlerimiz ve duygularımız mı bizim varlığımız? Bir düşünün, sahip olduğunuz kariyer, bulunduğunuz yer gerçekten sizin ait olduğunuz yer mi? Sizi siz yapan özelliklerinizi yansıtıyor mu yaşamda sahip olduklarınız? Yoksa çölde olmak için yaratılmış ama hayvanat bahçesine kapatılmış bir deve gibi ait olmadığınız bir yolda mı ilerliyorsunuz? Lütfen sorun bunları kendinize, şimdiden bu soruları sorun ki yaşamınızın sonuna geldiğinizde “Ben neden yaşadım ki?” diye sormak zorunda kalmayın. Her şey kişinin kendi değerini bilmesiyle başlar. Yetenekleriniz, hobileriniz, duygularınız, fikirleriniz, bakış açınız, derinliklerinizde yatan a

Olumlu Düşünce ve Polyanna

Yorum :0
Kategori : Kişisel Gelişim

"Olumlu düşünce” kavramını eminim ki çok sıkça duyuyorsunuz. “ Polyanna” ile yayılmaya başlayan “Olumlu düşünce” akımı, günümüzde kişisel gelişimin ayrılmaz bir parçası haline geldi. Aslında birçok dinin özünü oluşturan “Olumlu düşünce” kavramından son yıllarda sıkça bahseder olduk. Ancak ortak noktaları olsa da, Kişisel Gelişim alanında ele alınan “Olumlu düşünce” kavramının Polyanna ile zıt düştüğü noktalar vardır.  Olumlu düşünce, zihnimizi bardağın boş tarafından ders çıkartıp, doluyu da görmeye alıştırmaktır. Olumlu düşünce, olaylar karşısında güçlü olabilmek

Yaşam Bir Duygu Sürecidir

Yorum :0
Kategori : Kişisel Gelişim

Yaşam bir duygu süzgecidir. Deneyimlerimiz yani yaşadıklarımız duygu süzgeçlerimizi oluşturmamızı sağlar ve yaşamın geri kalan bölümünü yine yaşamdan oluşturduğumuz süzgeçleri kullanarak deneyimler yani süzeriz. İşte bu duyguların oluşturduğu olumsuz tortular varsa (ki her insanda vardır.) süzgeci tıkar ve bizleri mutsuz kılar.  Örneğin; öğrencilik yıllarınıza dönelim. Öğretmenlerinizin size yaklaşımlarını hatırlayın. En sevdiğiniz öğretmenleriniz ve en az sevdikleriniz kare kare gözlerinizin önüne gelecek ve bu karelerin içindekiler değiştikçe bazen gülümseyecek, bazen utanacak, bazen öfkelenecek ve suratınızı asacak; bazen de hüzünleneceksiniz.  Suratınızı astığınız anılardaki öğretmenlerinizi belki yıllardır görmediniz, hatta belki okul hayatınız bittikten sonra bir kez bile görmediniz. Ama bugün, şimdi bu yazıyı okurken, aradan yıllar geçtikten sonra bile, size anımsattıkları, görüntüleri, sesleri, öfkeniz, kederiniz ve utancınıza neden olan anılarınızla size hissettirdikleri, sizin zihinsel süzgecinizde kalan tortulardır. Evet, en küçük anınız dahi önemlidir ve siz onu hatırladıkça tortuları bile sizi rahatlatabilir ya da rahatsız edebilir.  Özellikle de yoğun duyguların tortuları... Öfke, sevgi, keder, mutluluk gibi yoğun duyguların tortula

Bilinçaltı Kavramı Nedir

Yorum :0
Kategori : Kişisel Gelişim

Bu kavram bazı kaynaklarda bilinçaltı, bazı kaynaklarda bilinçdışı olarak geçmektedir. Bilinçötesi tanımlamasını kullanan kaynaklarda vardır. Ancak burada önemli olan adının ne olduğu değil, işlevinin ne olduğudur.  Bir buzdağını düşünün. Buzdağının üstte kalan kısmı aslında buzdağının en küçük parçasıdır. Buzdağının esas o muazzam parçası suyun altında kalan kısmıdır. Aynı buzdağı gibi beyniniz de bilinç ve bilinçaltı olmak üzere iki kısımdan oluşur. Bilinç düzeyinde algılanan her şey daha sonra depolanmak üzere bilinçaltına gönderilir.  Doğduğunuz günden bugüne yaşadığınız her olay; en ince detayına kadar bilinçaltınızda yer almaktadır. Küçükken yaşadığınız evin duvarlarının rengi, annenizin size okuduğu hikayeler, dinlediğiniz tüm müzikler, okuduğunuz kitaplar, bilinçaltınızda arşivlenmiş durumdadır. Bunların pek çoğunu bilinç düzeyinde hatırlamazsınız. Çünkü bilincinizin çalışma kapasitesi 7+-2 iken, yani aynı anda en fazla 9 haneli bir kodlama yapabilirken

Büyük Okların Getirdiği Mutluluk

Yorum :0
Kategori : Kişisel Gelişim

Hayatı bir çırpıda yaşamak. Tüm arzu ve isteklerimizin bir solukta bize doğru gelmesini ummak. Sabırsızlıkla hemen sonuca ulaşmak. Hepimizin aslında en derinlerdeki beklentisidir bunlar. Fazla çaba sarf etmeden kısa sürede zengin olmak, hemen bir kariyer sahibi olmak, başarının engelleri bir kenara bırakarak bizi kucaklaması kısaca tüm kestirmeleri bulmak ve oradan gitmek istiyoruz içten içe. Yazık ki bunlar hayatın gerçekleri ve içinde bulunduğumuz koşullarla pek de uyuşmayan dilekler. Bu duygularla harekete geçen insanlar çoğu zaman tökezlemekte, kısa yoldan gitmek isterken aslında bir çıkmaz sokağa sapmaktadırlar. Yaşamdaki tesadüfler bazen bize kestirme yolların kapılarını açmakta. Ama bu şekilde kazanılanlarda, sahip olundukları anda anlamlarını yitirip, daha fazlasını istemeye ve doyumsuzluğa itiyor insanoğlunu. Dalından bir gül koparmak dahi isteseniz elinize dikenlerin batabileceğini göze almak zorundasınız. Yaşamda zorluklar her zaman var olacak. Onları inkar etmek ise onların olmadığı anlamına gelmiyor yazık ki. Hayatı kestirme yollardan yaşamak, engelleri silip atmak için bir çözüm değil. Sahip olduklarınızın ve sahip olacaklarınızın değerini bilmek için onların adına ter akıtmanız, mücadele etmeniz gerekiyor.  Bu mücadelede emeklerinizin beklediğiniz sonuçları doğurması için kişisel donanımınızı tamamlamanız için eğitimi yaşantınızın bir parçası haline getirmek zorundasınız.

Olumlu Söyle, Olumlu Yaşa

Yorum :0
Kategori : Kişisel Gelişim

 Kendi kendinize bulunduğumuz telkinler yaşamdaki can damarlarınızdandır. Zihninizi sizi gitmek istediğiniz yere ulaştıracak şekilde programlamanızda telkinler önemli rol oynar. Ancak iyi niyetle de olsa yanlış bir yol izleyerek kendi kendinize vermiş olduğunuz telkinler beklediğinizin aksi bir durumu yaşamanıza sebep olabilir. Çünkü zihniniz sizinle tartışmaya girmez. Ona ne söylerseniz,onu yaşamanız için harekete geçmenizi sağlar. Bu aslında çok kritik bir aşamadır. Bu aşamada zihninizin işleyiş şekline göre telkinlerde bulunmanız elde edeceğiniz sonuçlarda büyük farklılıklar yaratır. Çoğu zaman kendimizi motive etmek için olumsuz cümleler yada kelimler kullanırız. Soğukkanlılığımızı korumamız gereken olaylarda “Panik yapma” diye fısıldarız zihnimizde. Sınava girecek bir öğrenci “Dikkatsizlik yapma” “Heyecanlanma” diye mırıldanır içten içe. Çabuk sinirlenen bir insan “Kontrolünü kaybetme” der kendi kendine. Zamanı çok dar olan ama yetiştirmesi gereken bir yığın işi olan biri “Acele etme” diye kendisini sakinleştirmeye çalışır. Gelecekten beklentilerini elde ermek için risk alması gereken bir kişi “Risk almaktan korkma” diyerek cesareti arar kendi içinde. Tüm bunlar istenilen sonuçları elde etmek için gerçekten iyi niyetle söylenen cümlelerdir ve bu cümleler maalesef tam t

Ne Kadar Gerçeksiniz?

Yorum :0
Kategori : Kişisel Gelişim

 İnsan insanı programlar. Zihinsel yapımızın bir sürecidir bu. Söylenen sözcükler, davranışlar bizim zihnimizde hızla birer programa dönüşürler. Bu sadece çocuklukta yaşanan bir durum değildir. Her yaştaki insanın birbirlerinin zihni üzerinde etkisi söz konusudur. Bir çocuk dahi bir yetişkinin zihnine etki edebilir. İletişim ve etkileşim çağındayız. Her şeyin yolu insan ilişkilerinden geçmekte ve iletişim süreci içinde her saniye insanlar karşılıklı olarak birbirini programlamakta. Zihnimizdeki programlar; bizim davranışlarımıza, yaşantımıza yansıyan inanç ve değerlerimizdir. Bizim bir şeyi yapmamızı ve yapmamamızı sağlayan zihnimizin içinde yatanlardır. Tabi ki bu programlama süreci içinde sadece başka insanlar bizim üzerimizde etki sahibi değildir. Bizde kendi kendimizi programlarız çoğu zaman.  Yaşam bize zihnimizdekileri getirir. Biz insanlar bedensel olarak somut bir varlık olduğumuz kadar ruhumuz ve zihnimizle de soyut bir varlığız. Ama her geçen gün maddeselliğin daha çok ön plana çıktığı yaşadığımız şu dünyada artık soyut varlığımızı yok saymaya başladık. Bedenimizin tüm gerçekliklerini kabul ederken zihnimizi ve ruhumuzu ihmal etmeye başladık. Oysa soyut varlığımız işlevini fazlasıyla sürdürmekte. Sadece biz onu görmemezlikten geliyoruz. İşte bu yüzden siz zihninizin içine ne koyarsanız onları yaşarsınız. Bazı insanlar vardır; “

Gösterilen Yazı 22-28 (Toplam Yazı 35)
Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5« · »