• slideshow1
  • slideshow2
  • slideshow3
  • slideshow4

Kişisel Gelişim

Zihin Nedir? Zihin Hakkında Bilgi

Yorum :0
Kategori : Kişisel Gelişim

Kendi zihnimizin çalışmalarını bilmiyoruz -olması gerektiği veya bizim onun olmasını istediğimiz şekilde değil, kendisinin olduğu şekilde. Zihin sahip olduğumuz ve onunla düşündüğümüz, hareket ettiğimiz ve içinde varlığımızı barındırdığımız yegâne araçtır. O zihni, her birimizde çalıştığı şekliyle, çalışma halindeyken anlayamazsak, karşılaştığımız her sorun daha karmaşık ve daha yıkıcı hale gelecektir. Onun için, bana öyle geliyor ki kişinin tüm eğitimin en temel işlevidir.zihnini anlaması Zihnimiz nedir, sizinki ve benimki? -başka birisine göre değil. Eğer benim zihni tanımlamamı takip etmez de, beni dinlerken kendi zihninizin çalışma halindeki durumunu izlerseniz o zaman belki tüm bu düşünce konusuna girmeye değer ve bir kazanç sağ­ lanabilir. Zihnimiz nedir? İklimin, yüzlerce yıllık geleneğin, kültür denilen şeyin, sosyal ve ekonomik etkilerin, çevrenin, fikirlerin, toplumun din, sözde bilim ve yüzeysel bilgiler yoluyla zihne yerleştirdiği dogmaların sonucu değil mi? Lütfen sadece benim yaptığım tanımlamayı değil kendi zihninizi izleyin, çünkü tanımlamanın çok az önemi var. Eğer zihnimizin çalışmalarını g&ou

Hızlı Yabancı Dil Öğrenmenin Yolları

Yorum :0
Kategori : Kişisel Gelişim

Yurtdışında hedefindeki bir işe başvurmak istiyorsunuz. Ama bir problem var. Yabancı dil öğrenmen  gerekiyor. Siz ise bilmiyorsunuz ve fazla vaktininiz de yok.   İmkansızmış  gibi gelebilir ama  Dil uzmanları  ve bilim adamlarına göre, bir ay  içinde bir dilde basit iletişim kurmayı, 2 yada 3 ayda ise o dili daha geniş  bir şekilde öğrenmeyi başarabilirsiniz. O dilde edebiyat eserlerini okuyup anlayacak kadar öğrenmek daha uzun bir vakit gerektirir elbette. Ancak ister diplomatik serviste olsun ister bilgisayar programcılığında, kendi ihtiyaçlarınıza uygun sözcük ve deyimleri ya da teknik dili çabuk yoldan öğrenmeniz mümkündür.   Bazen iş gereği sık sık seyahat etmek zorunda olmak, günlük hayat konuşma yürütecek şekilde birkaç dili öğrenmeyi de zorunlu kılabilir. Örneğin Benny Lewis adlı bir makine mühendis bu sebeple İspanyolca, Fransızca ve Almancanın yanı sıra Çince de dahil yedi dili akıcı bir şekilde konuşur hale gelmiş.   Önceliklerinizi iyi belirleyin   Benny Lewis, ana dili olan İngilizceden sonra öğrendiği ilk yabancı dil olan İspanyolcayı bir yıldan faza sürede öğrenmiş, ama sonrakiler çok daha çabuk olmuş. Bu işin sırrını şöyle açıklıyor Benny Lewis :

Kişisel Motivasyon Yönetimi Teknikleri

Yorum :0
Kategori : Kişisel Gelişim

Gençlerimizin sorun diye gördüğü motivasyon problemi var ki; ne zaman ders çalış desek konsantre olamıyorum diyorlar. Bir defa konsantre olmayı beklemek hata. Bazı arkadaşlar diyorlar; “Hocam ders çalışacağım havamda değilim.” Havan batsın senin. Ders çalışmak için hava beklenmez ki, ne havası gelecek? Ders çalışmak için konsantre olmak beklenmez. Oturacaksın dört saat mi çalışman gerekiyor. Dört saat çalışacaksın. İki yüz soru mu çözmen gerekiyor, oturup çözeceksin. Bir de özgüvenini yitirenler var ki; her şey yolunda, açık öğretimden lise okuyor, derslerinde başarılı, dört yıllık üniversite düşünüyor, ama kendisine özgüveni yok. Açık lise okuyup derslerinde başarılı olmak demek bu çok güzel bir şey. Üniversiteyi düşünmek güzel ama sadece düşünmek yetmiyor. Her şeyinizle, on beş milyar beyin hücrenizle inanmanız gerekiyor. Birileri yapıyor mu? Birileri kazanıyor mu? Birileri üstesinden geliyor mu? Yapmanız gereken kazanmış olduğunuz başarıları aynı şekilde sürdürmek. O zaman düşündüğünüz her şey gerçek olur. Eğer kazanamayacağınızı, başaramayacağınızı düşünüyorsanız bilin ki başaramayacaksınız. Neden başarısızlık için bu kadar zaman harcarken, bu kadar kafa yorarken, tam tersin

Sessizliğe Gömülmek

Yorum :0
Kategori : Kişisel Gelişim

style="text-align: justify;">Her fırsat bulduğunda sessizliğe gömül. Aynen bunu kastediyorum, gömül. Annenin karnında bir bebek olduğun zamanlardaki gibi. Yerde dizlerinin üstüne otur. Sonra yavaş yavaş başını yere koymak istediğini hissetmeye başlayacaksın, o zaman başını yere koy. Anne karnında kıvrılıp yatan bebek gibi rahim duruşunu kullan. Sessizliğin, anne karnındaki sessizliğin aynısının anında geldiğini hissedeceksin.   style="text-align: justify;">Yatağında otururken bir battaniyenin altına gir ve kıvrıl. Orda kal...hiçbir şey yapmadan, tümüyle hareketsiz. Zaman zaman bazı düşünceler gelecek, bu düşüncelerin geçip gitmesine izin ver, kayıtsız kal, hiç ilgilenme. Düşünceler geliyorsa, iyi, gelmiyorsa, yine iyi. Savaşma, düşünceleri itme.   style="text-align: justify;">Savaşırsan, huzursuz olursun. Düşünceleri itersen, ısrarcı olurlar, onları istemiyorsan, gitmek onusunda çok inatçı olacaklar. Sadece kayıtsız kal; bırak düşünceler de trafik gürültüsü gibi dışarda kalsın.   style="text-align: justify;">Bu gerçekten bir trafik gürültüsüdür; birbiriyle iletişim kuran milyonlarca hücrenin, hareket eden enerjinin ve bir hücreden diğerine atlayan elektriğin beyin trafiğidir. Aynı büyük bir makinenin vızıltısı gibidir, bu yüzden bırak orda kalsın. Buna tamamen kayıtsız ol; seni meş

Osho Yazıları, Masumiyetin Yolu

Yorum :0
Kategori : Kişisel Gelişim

Gerçek sorun cesaret sorunu değildir. Gerçek sorun, bilinenin ölmüş ve bilinmeyenin yaşayan olmasıdır. Bilinene tutunmak bir cesede tutunmaktır. Onu bırakmak için cesarete ihtiyacın yok; aslında cesede tutunmaya devam etmek için cesaret gerekir.   Sadece görmen gerek. Sana tanıdık olanlar, yaşamış oldukların sana ne verdi? Nereye ulaştın? Hâlâ boş değil misin? İçinde derin bir tatminsizlik, derin bir hüsran ve anlamsızlık yok mu? Bir şekilde başarıyorsun; gerçeği gizleyerek, yalanlar yaratarak, tutunmayı, kendini meşgul etmeyi sürdürüyorsun. İşte mesele bu: Bildiğin her şeyin geçmişe ait olduğunu, geride kaldığını net bir şekilde görmek. O mezarlığın bir parçasıdır. Bir mezarda olmayı mı istiyorsun, yoksa canlı olmayı mı? Bu sadece bugünün sorunu değil; yarın da aynı sorunla karşı karşıya kalacaksın; ve ondan sonraki gün de. Son nefesine kadar bu böyle devam edecek.   Bildiğin her şey, biriktirdiklerin: bulgular, bilgiler, deneyimler; onları keşfettiğin an, onlarla işin bitmiştir. Artık o boş sözleri taşımak, o ölü yükünü sırtında taşımak hayatını ezer, hayatını ağırlaştırır; her an seni beklemekte olan o cap canlı, sevinç dolu varlık olmanı engeller.   Anlayışı olan insan her an geçmişine ölür ve geleceğine yeniden doğar. Yaşadığı an sürekli bir dönüşümdür, bir yeniden doğumdur, bir di

Mümin Sekman Yazıları

Yorum :0
Kategori : Kişisel Gelişim

HER SABAH DÜNYA YENİDEN KURULUR!.. "Her zaman yüreğimdeki saflığı, temizliği özenle korumayı başardım, Hmcal Ağbi, ama artık örselendiğimi, sevgiye olan inancımı kaybetmeye başladığımı düşünüyorum, en önemlisi de kendime olan inancımı.." diyor Sezin..   "Lütfen öyle bir yazı yaz ki içinde sevmek, umut taşımak ve inancını kaybetmemek olsun.. Beni kötü zamanlarımda hep senin yazıların geri getirdi de.." Ercan da soruyor..   "Sen hiç terk edildin mi, Hmcal Ağbi" diye.. Sevgilisi "Artık sevmiyorum" demiş, çekip gitmiş.. "Onunla olmak istiyorum, olamıyorum.. Onsuz yaşamaya çalışıyorum, yaşayamıyorum" diyor.. Daha fecisi.. "Ölmek istiyorum, ölemiyorum" diyor ardından..   "Siz hiç bu kadar çaresiz kaldınız mı, hayatınızda" diyor..   "Bunu bana siz anlatabilirsiniz ancak" diyor.. "Ben bu acıyı nasıl unutabilirim?.." Her gün benzeri o kadar mektup alıyorum ki.. Yani Güzin Abla benzeri bir köşe açsam, herhalde reyting rekoru kırarım..<

Üstün Dökmenin Yazıları

Yorum :0
Kategori : Kişisel Gelişim

Küçük Şeylere Dikkat Öğrenilebilir - Kadınların empatik becerilerinin gelişmişliğinde, bir biyolojik temel, bir genetik yatkınlık da bulunabilir. Ama kadın--erkek ilişkilerinden kaynaklanan öğrenme, anneleri ve çevredeki diğer kadınları örnek alma da etkili olmuş olabilir. Empati, doğuştan sahip olunan bir özellik değildir. Araştırmalar, kadın--erkek herkesin empatik becerisinin eğitim yoluyla geliştirilebileceğini, empati kurmanın öğrenilebilen bir şey olduğunu göstermektedir.   Dikkat konusuna ayrıntılı olarak girmeden, bu konudaki klasik bir araştırma sonucuna değinmek istiyorum: Belli mesleklerdeki kişiler, meslekleriyle ilgili şeylere giderek daha fazla dikkat eder hale geliyorlarmış. Örneğin, terziler insanların elbiselerine, berberler saçlarına, ruh sağlığı uzmanları yüz ifadelerine daha fazla dikkat ediyorlarmış. Bir tiyatro salonunu, küçük bir deliği bir saniye açıp kapatarak bir tiyatrocuya gösterdiğinizde seyirci yoğunluğunu, bir itfaiyeciye gösterdiğinizde ise salonda kaç kapı olduğunu algılıyormuş. Bunlar ve benzeri örnekler, küçük şeylere dikkat etmenin, aslında öğrenilebilen bir şey olduğunu göstermektedir. Belirli ortamlar, belirli yaşam koşulları bize bazı şeylere özellikle dikkat etmeyi öğretir.   Bildiğim kadarıyla biz Türkçe'de kara iki ad veririz: Kar ve kırç.

Gösterilen Yazı 1-7 (Toplam Yazı 30)
Sayfa:1 - 2 - 3 - 4 - 5« · »