• slideshow1
  • slideshow2
  • slideshow3
  • slideshow4

Çocuklarınızın Psikolojisini Ekonomik Krizden Koruyun!

Yorum :0
Kategori : Çocuk Gelişimi
Çocuklarınızın Psikolojisini Ekonomik Krizden Koruyun!

Ekonomik krizler söz konusu olduğunda bazı önceliklerimizi hemen devre dışı bırakır, günün koşullarına uygun yeni kararlar alır ve bunları uygulamaya başlarız. Aslında doğru olanda budur. Değişime açık olmak ve esnek olmak başarının anahtarlarındandır. 

Keşke çoğu zaman “çocuklarımızın psikolojisi de bu önceliklerin başında gelir.” diyebilseydim. 

Maalesef bizim için çok önemli olan çocuklarımız, bu özel anlarda hemen ikinci plana atılır. Sorsanız birçok insan bunu da çocuklar için yaptıklarını söylerler. Doğrudur da. Gerçekten çocukları ve çocuklarının geleceği için yaparlar, çocuklarına rağmen.

Kriz anlarında çocuklarının psikolojisini korumak için insanların geliştirdiği farklı tepkiler vardır. 

Mesela ekonomik sıkıntılar hiç yokmuş gibi davranmayı abartan bir kesim vardır. Onlar çocuklarına hiçbir şey yansıtmamaya çalışırlar. Çocukların isteklerini eskiden karşıladıkları gibi karşılamaya çalışırlar. Ufak oyunlarla bazılarını atlatmaya çalışsalar da, çoğunlukla çocukları onlara istediğini yaptırır. 

Maalesef bu insanlar çocuklarına veya çevreye problemi yansıtmazlar ve içlerine atarlar, biriktirirler. Sonuçta ise kendi kendilerini yerler. Artık işin içinden çıkamaz hale geldiklerinde de, saklamaya çalıştıkları sıkıntılar ufak ve alakasız bir olayla patlak veriverir. O ana kadar olup, bitenden habersiz olan çocukları bu patlamanın ilk kurbanlarındandır.

Bir başka kesimde her şeyi krize yükleyip, çocuğun temel ihtiyaçlarından bile kısıtlamaya gitmeyi tercih eder.. “Olmaz kriz var.” “Herkesin durumu kötü.” “Sen durumumuzun iyi olmadığını bilmiyor musun?”  gibi direk yansıtmalarla, olabilecek şeylere bile “hayır!” demeyi alışkanlık haline getirirler.

Tüm bu söylemler ve tavırlar elbette iyi niyetle yapılmış eylemlerdir. 

Peki ya çocuklarımızın dünyasında nasıl sonuçlar doğuruyor acaba?

Kendisine hiçbir sıkıntının yansıtılmadığı çocuk, ekonomik bunalım patlama noktasına ulaşıp, saklanacak sınırı aştığında; bir anda aile içindeki yaşantının tersine dönmesi ve o güne kadar kendisinden gizlenmiş sıkıntıların toplu hücumu sonucunda ani ve kişiliğini sarsacak değişimlere maruz kalır.  Hazırlıksız yakalanmıştır ve o güne kadar ailesinin “o daha çocuk, bu üzüntüleri hissetmesin” iyi niyetiyle gizledikleri sıkıntılarla alışma şansı bile olmadan yüz yüze kalmıştır.

Ekonomik kriz kavramının sakız gibi çiğnenmeye başladığı ve her şeyde, “Olmaz”, “Paramız yok!” gibi keskin ve açıklamadan uzak tepkilere maruz kalan çocuk ise, ailesinin gözünde değeri olmadığı duygusuna kadar birçok tehlikeli ve kişiliği için sakıncalı düşünceler seline kapılacak noktaya bile gelebilir, aman dikkat!

Öyleyse ne yapmalı?

Öncelikle hiçbir çocuğun “çocuk yerine” konmayı sevmediğini çok iyi anlamak gerekir. Çünkü çocuklar, “çocuk” muamelesi gördükçe bu duruma deli olurlar, tepki olarak da çocukça şeyler yapmaya devam ederler!

Onlardan her şeyi gizlemek ya da “çocuktur, ne anlayacak?” düşüncesiyle hiçbir açıklama yapmadan “Hayır, alamayız” gibi kestirip, atmalar, onu bir kez daha “çocuk” yerine koymaktır ki, bundan sağlıklı bir iletişimin çıkmasını beklemek, krizlerin yerini sonsuza dek, sınırsız bolluğa ve rahatlığa bırakacağını beklemeye benzer.

Oturup durumu abartmadan ya da yokmuş gibi davranmadan, tüm detayları ile onunla konuşmak en sağlıklısıdır.

Ailelerin bu konuşma esnasında; “bundan sonra ekonomik olarak neleri yapabileceklerini ve neleri belli bir süre yapamayacaklarını” onunla birlikte kararlaştırmaları, çocuğu da sorundan haberdar edip, çözümün bir parçası haline getirmelerini sağlayacaktır.

Ayrıca çocuğa bir problem karşısında kendi verdiği bir kararı uygulama fırsatı da verecektir. Kendi kararı olacağı için onun dünyasında çok önemlidir. “adam yerine konduğu” için kendini değerli ve önemsenmiş hissedecektir. 

Yıllardır kendine ve çevresine “ben de varım”ı ispatlamaya çalışırken, bunu yakalama şansı elde ettiğinde, ortamın kısıtlayıcı yeni şartlarına daha kolay uymaya ve bundan rahatsızlık duymamaya başlayacaktır.

Tabi önemli bir etkende kriz öncesinde çocuklarımızla kurduğumuz diyaloglardaki yapıdır. 

Örneğin çocuğa aile içinde hiç sorumluluk vermemişsek, eskilerin deyimi ile “yediği önünde, yemediği arkasında” veya “bir eli balda, bir eli yağda” ise birden bire sorumluluk vermekte ona pek iyi gelmeyebilir.

Bu nedenle krizlere ailece doğru tepkiler verebilmek için öncesinde bazı ön çalışmalara sahip olmak gerekir. 

“Geç mi kaldık?” deyişinizi duyar gibiyim. Korkmayın; geç kalmadınız. Çünkü bu ilk ve son kriz değil. Her çocuk ekonomik olsun, psikolojik olsun hayatı boyunca çok krizlerle karşılaşır. 

Şimdi başladığınızda, bir sonrakinde deneyimli olacaktır. 

Kriz dönemlerinin bir diğer yaygın sonucu da insanlar üzerindeki stres ve baskısıdır. Kriz dönemlerinde insanlar gerginleşir, dışarıda baş edemedikleri problemleri evlerine taşır. Bazen de yalnız kalmayı seçerler. 

Bu dönemler; eşe veya çocuğa yansıtılacak olumsuz davranışlar yerine, iletişime en çok ihtiyaç duyulan dönemlerdir aslında. 

Bu dönemlerde çocuklarımızla vakit geçirmek, eşimizle duygularımızı paylaşmak, yalnız kalmak yerine bir aile olarak zor anlarda, el ele verip, mücadele etmeyi seçmek, doğru bir adımdır.

Atalarımızın dediği gibi “tek taşla duvar olmaz.”  Eğer olumsuzluklar karşısında bir set, duvar oluşturacaksanız, bunu aile fertleri ile ve yakınlarınızla, beklide profesyonel destek alarak çözmek sizleri daha güçlü kılacaktır. Tek bir kişi olarak sele kapılıp, oradan oraya savrulmak yerine bir birine sarılmış bir ağ olarak daha büyük zorlukları aşmak mümkündür.

Bu dönemlerde kriz haberlerini dinlemek de her zaman iyi sonuçlar vermez. Olumsuzlukları değiştiremiyorsanız, onların hepsinden haberdar olmanız bazen sadece sırtınızdaki yükü artırır. Bunu yerine çözümlerle ilgilenmek ve sabır, kararlık içinde bu dönemi atlatmaya odaklanmak gerekir. Nasıl ki krizin yaşanmadığı bir dönem vardı ve o dönem geldi geçti. Krizin olduğu bu dönemde tıpkı diğeri gibi geçici olacaktır.

Önemli olan yaşadığımız zorluklardan dersler çıkarmamızdır. Kendinize şunları sorun:

Bir daha böyle bir durumla karşılaştığınızda ne yapacaksınız?

Bir daha böyle bir durumla karşılaşmamak için ne yapacaksınız?

Bu durumu aşmak için ne yapmanız gerekiyor?

Sevdiklerinizin özellikle çocuklarınızın bundan en az zararla çıka bilmesi için ne yapmanız lazım?

Eğer bu sorulara cevap verebiliyorsanız işte o zaman doğru yoldasınız. Her zaman şu sözü hatırlayın “ Beni öldürmeyen acı güçlendirir.” 

Krizlerle güçlenip, daha sağlam adımlarla ilerlediğiniz bir yaşam sizinle olsun.

 

Bu makale şu konularla ilgili olabilir : - - - - - -
Çocuklarınızın Psikolojisini Ekonomik Krizden Koruyun! başlıklı 1794 kişi tarafından okundu ve 0 kişi tarafından yorumlandı

Bir Yorum Yazın

  
 
3+2 İşleminin Sonucu